Sinop'u Çevreleyen Güzellikler

 AKLİMAN - HAMSİLOS KOYU - İNCEBURUN

Akliman sahili          

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                       

           Sinop'un ve Türkiye'nin kuzey uzu İnceburun'da yer alan Akliman tesislerle bozulmamış 1. derece doğal sit alanıdır.Karadeniz'in daplarını tamamiyle kaplayan yeşilin her tonunu barındıran ormanlar yer yer denizin içine kadar uzanmış bazı yerlerde ise 20 m genişliğine kadar ulaşan kumsallara izin vermişlerdir.Burası şehirlerin kalabalığı ve gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için oldukça ideal bir yer.Ağaçların altına kurulmuş masalarda pikniğinizi yapabilir ya da kıyıdaki balıkçı teknelerini seyredebilirsiniz.Türkiyenin en kuzey noktası İnceburun Feneri de Akliman'ın  10km ilerisindedir. İnceburun ve çevresi ormanlarla kaplı olup geyik, sülün ve karaca koruma alanıdır.

          Sinop'a geldiğinizde görülmeden gidilmeyecek Hamsilos Koyu Akliman'ın ilerisindedir. Üç taraftanda yemyeşil orman örtüsüyle kaplı kara parçalarıyla ve sarp kayalıklarıyla çevrili olduğundan Kadadeniz'in devamından ziyade küçük boyutlu bir göl gibi görünen Türkiye'deki ender koylardan birisidir. Burada tekne kiralayarak gezebilir, ister dalarak isterse oltayla balık tutabilir, mağaralar ve tarihi kalıntıları görebilirsiniz.Kendinizle başbaşa kalmak isterseniz şehir içindeki plajlar yerine burada denize girmeyi tercih edebilirsiniz.

 

SARIKUM TABİATI KORUMA ALANI

          

 

 

 

 

 

 

 

             Sinop il merkezine sadece yarım saatlik mesafede yer alan Sarıkum Gölü çevresi ile birlikte tabiat koruma alanı olaarak ilan edilmiş bir diğer doğa harikası.Ormanda gezerken özgür biçimde dolaşan atları görürseniz şaşırmayın.Bunlar yabani yılka atlarıdır. Gölün kendisi ise zengin bir kuş gözlem merkezidir.Karaca, vaşak gibi nesli tükenme tehlikesi altında bulunan birçok canlı türüde burada konaklıyor.Bu alan göl, çöl, deniz ve ormanın bir arada bulunduğu ender doğa parçasıdır.

 

İNALTI MAĞARASI (Ayancık)

           Sinop ili-Ayancık ilçesinin 50 km. güneyinde, İnaltı köyünün yakınında, denizden 1070 metre yükseklikte yer almaktadır. Ayancık–Boyabat karayolunun 17. kilometresinde Akgöl’e ayrılan yolu takip ederek İnaltı köyüne gidilir. Mağaraya köyden yürüyerek ya da yeni açılan yoldan araçla ulaşılır. İnaltı mağarası kireç taşları içindeki kırık (çatlak fay) sistemine bağlı olarak gelişmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
         Mağara bugünkü şekline iki aşamada ulaşmış olup birinci aşamada yüzeyden sızan sular toprak sonundaki CO2’i bünyelerine katarak asidik karakter kazanmaları sonucunda kireç taşını daha fazla çözerek kırıkları genişletmiş ve bir yeraltı su kanalı oluşmasını sağlamıştır. İkinci aşamada ise bölgesel yükselmeye bağlı olarak mağara gelişimini sağlamış, su akımı azalmış ve mağaranın gelişimi durmuştur. 

 

AKGÖL

                                                                                                                                                                                                                      

                                                                                                                                                                              
           Ayancık ilçesinin güneyinde, Ayancık-Boyabat karayolunun 31. kilometresinden 4 km. içeride yer almaktadır. Çevresinde sık çam ormanlarının oluşturduğu Çangal ve Akgöl ormanları içerisinde yer almaktadır. Yapay bir gölet olan Akgöl, 1991 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Akgöl yaylası adı ile turizm merkezi ilan edilmiştir.Manzarası ile ziyaretçileri büyüleyen Akgöl'ü çevreleyen el değmemiş doğa, gölün güzelliğini eşsizleştiriyor.Sinop'taki en güzel mesire yerlerinden biri olan gölde sandal geziside yapabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 ŞELALELER DİYARI ERFELEK TATLICA ŞELALELERİ
 
                
 
 
       
             Erfelek ilçesi, Tatlıca köyü Gürleyik mevkisinde, 28 irili ufaklı şelaleden oluşmuştur. Türkiye’nin sayılı doğal güzelliklerinden birisidir. Şelalelere Erfelek ilçesinden geçilerek    14 km. sonra ulaşılır. Dar ve ormanlık bir vadi içinde bulunan alanda yürüyüş oldukça zevkli ve heyecanlıdır. Doğal sit alanı ilan edilen şelaleler civarında, kısa zamanda yeme-içme, haberleşme olanakları sunulacaktır.
 
   
 
 
 
 
 YAKUP AĞA KONAĞI
       
 
            Gerze ilçesinde olup sivil mimari örneklerinden biridir.Yapının tüm pencereleri giyotin çerçevelidir.Üzeir kırma çatı olup olukları kiremitle örtülüdür.İç kısmında odaların tavan ve duvarları çok zengin bir süslemeye sahiptir.Çeşitli renkte çiçek ve geometrik motifler tüm tavanı, dolap kapılarını ve duvar süslemekte olup eşsiz sanat eserleridir.
 
 
BOYABAT KALESİ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
            Boyabat Kalesi, M.Ö. 600 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır. Daha sonraki dönemlerde onarım ve eklerle güçlendirilen ayapı hala ihtişamını korumaktadır.
2006yılında Boyabat Kalesi'nin toprakla dolu olan tünelleri boşaltılarak ışıklandırılmış olurp, turizmin hizmetine sunulmuştur.
 
 
SALAR KÖYÜ KAYA MEZARLIĞI
 
 
 
 
         
 
          Salar Köyü Kaya Mezarı, M.Ö. 7.yy. ortalarında Paflagonyalılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır.Mezardaki hayvan figürleri sanat yönünden oldukça değerlidir.Tamamen kayaya oyulmuş mezar anıtı Boyabat'ın 15 km uzağındaki, Salar Köyü'nde bulunuyor.
 
 
 
 
 
 
 
 DURAK HAN 
 
          
             Süleyman Pervane Durağan İlçesi'ne de adını veren Durak Han'ı 1246 yılında inşa ettirmiştir.Karadeniz'in en önemli limanlarından olan Sinop'a giden yol üzerinde bulunan hanın girişi üzerindeki kitabede Sultan Keyhüsrev'in emriyle yaptırıldığı yazılıdır. Bir avlu çevresinde sıralanan 13 oda , mescit gibi yapılar içeren Durak Han'ınhamamı günümüze ulaşamamaıştır. İlçeye bağlı Yağbasan Köyü'nde bulunan Yağbasan Türbesi kitabesine göre 1395 yılında inşa ettirilmiştir.
 
 
 
 
 
 
BUZLUK MAĞARASI
 
 
 
            Durağan ilçesinin 10 km. kuzeyinde, Buzluk Dağı’nın kayalık bir bölgesinde tabii olarak “karstik erimeler” sonucu oluşmuştur.
            Mağara yeraltında olduğu için çok karanlıktır. Mağara içinde çok fazla hava akımı bulunmakta, bu nedenle de mağaraya ancak bataryalı fenerlerle inmek mümkün olmaktadır. Mağaranın derinliklerine doğru bir müddet inildikten sonra odalara benzer yerlerle karşılaşılır. Bu odacıklarda tabii halde oluşmuş buzlar bulunmaktadır. Bu bölge, çevre güzelliği ve tabii suları ile yaz aylarının değişmez mesire yerlerinden biridir.

 

 

AMBARKAYA KAYA MEZARLIĞI        

              

 

 

 

 

 

 

 

           Durağan sınırları içerisinde bulunan en önemli kalıntılarından bir diğeri Kızılırmak ile Gökırmak'ın birleştiği noktada yer alan M.Ö. 7. yy.a tarihlendirilen Ambarkaya Kaya Mezarı'dır.Vadiya hakim sarp ve dik bir kayaya oyulmuş basamaklar, ambar olarak kullanıldığı düşünülen oyuklar, dehlizler ve çevrede bolca bulunan seramik parçaları burada bir zamanlar bir yerleşim yeri kurulu olduğunu gösterse de bu kentten günümüze herhangi bir kalıntı gelmemiş tir. Kaya Mezarı'ndan vadi manzarası ve güneşin batışını izlemek ise ayrı bir zevk...

 

Siz sadece hayal edin...